Cabernet Franc Üstüne
Steven Spurrier’in Decanter Temmuz sayısında Cabernet Franc hakkındaki yazısından sonra, Steven Kolpan da Cabernet Franc’ı geleceği parlayan varyetel olarak nitelendirdi. Cabernet Franc hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz? - Ayhan Güleyen
Gence Alton: Kanımca Cabernet Franc dünyanın en yanlış anlaşılmış, en çok göz ardı edilen şaraplık üzüm cinslerinden biri. Bu üzümü çoğu zaman Cabernet Sauvignon’a bile yeğlerim. DNA analizi sonucu 1997'de Cabernet Franc en meşhur kırmızı Cabernet Sauvignon’un babası çıkınca ne kadar sevindiğimi anlatamam. Yıllar boyunca yedek oyuncu misali harmanlara giren bu tür belirttiğiniz gibi yavaş yavaş kimi bölge ve şaraplarda başrol oynamaya son yıllarda başladı. Umarım bu yükselişi devam eder de güzel örnekleri giderek çoğalır.
Bu hafta 40. doğum günümü kutlamak için bu sorunuzdan bağımsız olarak seçtiğim şarap Cabernet Franc’ın başrolü oynadığı en meşhur kupaj olan Château Cheval Blanc’ın 1970 rekoltesi. Tüm zamanların en iyileri arasında sayılan 1947 kadar olmasa da umarım keyifli bir şişe çıkar. Anlayacağınız iyi yapılan bir Cabernet Franc gerçek bir uzun dönem şarabı. Bunun sebeplerinin başında yüksek asiditeli olması ve oldukça güçlü hatta gençken “yeşil” tabir edilen ve yıllarca eskitilmeyle yumuşayan sert, köşeli tanenler içermesi.
Bundan kırk yıl öncesine kadar Bordeaux’da Cabernet Sauvignon ile eşit bağ alanına sahip olan Cabernet Franc bugün ikiye bir oranda dikili. Çoğunluğu Sağ Yaka tabir edilen bölgede ve Cheval Blanc’ın da olduğu Saint-Émilion apelasyonunda. Bir diğer Cabernet Franc üzerine kurulu Saint-Émilion efsanesi Château Le Dôme. Hâkim kırmızı üzüm olduğu ve Bordeaux’dan çok farklı tarzda şaraplar verdigi Loire Vadisi’nde de Clos Rougeard veya Charles Joguet gibi ustalardan kusursuz zarafette Cabernet Franc örnekleri var.
İtalya’dan da olağanüstü Cabernet Franc şarapları çıkabiliyor. Amarone ile tanınan Veneto bölgesinin dev ismi Quintarelli’nin Alzero’su ile Toskana sahili Bolgheri’den Le Macchiole’nin Paleo Rosso’su bu üzümün başyapıtları örneğin. Özellikle Paleo fiyat kalite oranıyla çoğu Bordeaux şarabını gölgede bırakan bir örnek. Yeni Dünya’dan da Kaliforniya, mesela Pride Mountain ve Wolf Family gibi şaraphanelerden nefes kesen emsaller sunabiliyor. Arjantin’den de yeni yeni bu sürpriz üzümden harikulade şaraplar çıkmakta.
Gördüğünüz gibi Cabernet Franc en üst kalite seviyesinde rengârenk bir çeşit yelpazesi sunabiliyor. Oysa tüm Bordeaux türleri gibi bağda yüksek verim için zorlandığında ortaya bir hayli kötü şaraplar çıkıyor. Bu yüzden Cabernet Franc adı çoğu zaman kötüye çıkabilen bir üzüm. Yetiştiği yer de çok önemli. Cabernet Sauvignon kadar sıcak sevmiyor, serin ama güneşli bölgelerde daha başarılı olabiliyor. Zaten Bordeaux’da ekilme sebebi soğuk yıllarda olgunlaşamayan diğer dört cinse bir nevi sigorta imkânı getirebilmesi.